ECB faiz artırımıyla enflasyona karşı fren yapmaya hazırlanıyor

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB), yükselen enerji maliyetlerinin euro bölgesinde enflasyonu daha da körüklemesini önlemek amacıyla perÅŸembe günkü toplantısında faiz oranlarını artırmasına kesin gözüyle bakılıyor.Â
Enflasyon beklentileri kararın merkezinde
London Business School Profesörü Richard Portes, ECB’nin piyasalara güçlü bir mesaj vermek zorunda olduÄŸunu belirterek, faiz artırılmaması halinde yatırımcıların bankanın enflasyondaki yükseliÅŸi tolere ettiÄŸi sonucuna varabileceÄŸini ifade etti.
Piyasa beklentileri, ECB’nin gösterge mevduat faizini yüzde 2 seviyesinden yüzde 2,25’e yükseltmesi yönünde ÅŸekilleniyor. Böylece banka, yaklaşık üç yıl sonra ilk kez faiz artırmış olacak.
YENİ ARTIŞLARIN KAPISI AÇIK KALABİLİR
Reuters’a konuÅŸan kaynaklar, ECB’nin bu hafta gelecekteki faiz adımlarına iliÅŸkin kesin bir yönlendirme yapmasının beklenmediÄŸini aktardı. Buna raÄŸmen finansal piyasalar önümüzdeki 12 aylık dönemde iki faiz artışı daha fiyatlıyor. Analistler, yeni bir hamlenin eylül ayında gündeme gelebileceÄŸini deÄŸerlendiriyor.
ECB çevrelerinde bazı uzmanlar, beklenen faiz artışını kalıcı bir sıkılaÅŸma sürecinin baÅŸlangıcından çok, enflasyon risklerine karşı alınmış bir “sigorta tedbiri” olarak görüyor.
“BEKLENTİLERİN KONTROLDEN ÇIKMASI ÖNLEMEK İSTENİYOR”
EFG Bank BaÅŸ Ekonomisti ve İrlanda Merkez Bankası’nın eski baÅŸkan yardımcısı Stefan Gerlach, faiz artırımının temel amacının mevcut enflasyon beklentilerini çıpalamak olduÄŸunu belirtti. Gerlach, zamanında atılacak bir adımın ileride daha sert önlemlere duyulabilecek ihtiyacı azaltabileceÄŸini savundu.
EKONOMİSTLER ARA GÖRÜŞ AYRILIĞI VAR
Buna karşın bazı ekonomistler faiz artırımı kararına temkinli yaklaşıyor. Berenberg BaÅŸ Ekonomisti Holger Schmieding, euro bölgesinde tüketici talebinin zayıf seyretmesi ve iÅŸ gücü piyasasındaki durgunluk nedeniyle ECB’nin yanlış bir politika adımı atabileceÄŸini öne sürdü.
Schmieding, enerji kaynaklı fiyat artışlarının geçici etkilerinin para politikasıyla tam olarak kontrol edilemeyeceğini belirterek, ekonomik büyümenin gereksiz yere baskılanabileceği uyarısında bulundu.








